İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İşe İade Davasında Süreler: Arabuluculuk Şartı ve Kritik Adımlar

5 dk okuma

İş güvencesi hükümleri, iş sözleşmesi geçerli bir sebep gösterilmeden feshedilen işçiye işe iade talebinde bulunma imkânı verir. Ancak bu hak çok kısa ve katı sürelere bağlıdır; süre kaçırıldığında esasa ilişkin haklılık sonuç doğurmaz.

Kimler yararlanabilir?

İş güvencesinden yararlanabilmek için İş Kanunu’nun 18. maddesindeki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  • İşyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılması,
  • İşçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması,
  • İş sözleşmesinin belirsiz süreli olması,
  • İşçinin işveren vekili konumunda bulunmaması.

Otuz işçi sayısı hesaplanırken, işverenin aynı işkolundaki diğer işyerlerinde çalışanlar da dikkate alınır. Bu ayrıntı, tek başına bakıldığında şartı sağlamayan küçük şubelerde çalışanlar için belirleyici olabilir.

Birinci süre: otuz iş günü

Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren otuz iş günü içinde arabulucuya başvurulması zorunludur. Süre “iş günü” olarak hesaplanır; hafta sonları ve resmî tatiller sayılmaz. Uygulamada bu ayrım gözden kaçırıldığında süre yanlış hesaplanabilmektedir.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca arabuluculuk, işe iade talebi bakımından dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, esasa girilmeksizin usulden reddedilir.

İkinci süre: iki hafta

Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu ikinci süre de en az birincisi kadar katıdır ve kaçırıldığında işe iade talebi tümüyle düşer.

Davanın sonuçları

Mahkeme feshin geçersizliğine karar verirse işçinin işe başlatılması gerekir. İşveren işçiyi işe başlatmazsa, kararda belirlenen iş güvencesi tazminatını (dört ile sekiz aylık ücret arasında) ödemekle yükümlü olur. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar geçen sürenin en çok dört aya kadar olan kısmı için boşta geçen süre ücreti ödenir.

İşçinin de bir yükümlülüğü vardır: kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurarak işe başlamak istediğini bildirmesi gerekir. Bu bildirim yapılmazsa fesih geçerli hâle gelir ve kazanılan karar sonuçsuz kalır.

Sık yapılan hatalar

  1. Fesih bildiriminin tebliğ tarihinin belgelenmemesi — süre bu tarihten işlemeye başlar.
  2. Otuz iş gününün takvim günü sanılması.
  3. Arabuluculuk son tutanağının alınmaması veya geç alınması.
  4. Kesinleşen karardan sonra on iş günlük başvurunun atlanması.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut durumunuz kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Karar vermeden önce bir avukata danışınız.

Konular